Nâmussuz Rosa
Memed Erdener, Haziran 2026
Şerefsiz bir gül, koku yoluyla anılarıma ulaştı. Engel olamadım. Amigdala ve hipokampüs! Yazıklar olsun size! Orbitofrontal korteks, senden böyle bir ihanet beklemezdim. Meğer en zayıf halka senmişsin.
Rosa Damascena’nın rayihası, zaman içinde bin zahmetle tesis ettiğim duygusal mesafeyi birdenbire daralttı. Senelerdir imhasına muvaffak olamadığım, bugünü sinsice beklemiş bir hatıram benliğimi istilâ etti. Bilim buna hâlâ çiçek diyor. Yazık!
Bir gül, bir nesneden fazlasıymış. Bir gülde pusu, hile, tertip ve kumpas varmış. Bir şey söylemezmiş, fakat beklermiş. İnsan kendisini zamana karşı emniyete aldığını zannettiği sırada, birdenbire, bir koku ile hücum edermiş.
Hain Rosa! Nâmussuz Rosa Damascena!
Meğer sen, bir koku vasıtasıyla bastırılmış anılarıma yasadışı giriş yapan sessiz bir iradeymişsin. Sessizmişsin, fakat masum değilmişsin.